NİSAN AYI ÇALIŞMALARIMIZ/DURDU UYSAL
ORTAK ÜRÜN EBOOK
https://www.storyjumper.com/book/read/80858645/untitled
EBEVEYN ÇOCUKLARI İLE İLGİLİ ANILARI
NENE HATUN ANAOKULU
KARAMAN
DURDU UYSAL
Hayat akıp
geçiyor. İşin en kötü tarafı da zamanın çok hızlı bir şekilde akıp gidiyor
olması. Ellerimizin arasında kayıp giden zamanla birlikte farkında olmadan
ömrümüzde bitiyor. Geçmişten bu yana bakıyorum da tam beş yıl olmuş Yavuz Selim
doğalı.
Kuzumun hamilelik
döneminde ve doğumunda Allah’ a şükür hiçbir şekilde aksilik yaşanmadı. Her şey
normaldi. Benim ilk kızımda geç konuştu. Dört buçuk yaşındaydı ilk
konuştuğunda. Doktor anne ve baba kelimesi çıkıyorsa konuşur dedi. Bende Yavuz
Selim konuşur zamanla dedim. Oda ablası gibi geç konuşacak gözüyle baktım.
Etrafımdakiler
çok rahatsın doktora götür bunun konuşmasında sıkıntı olabilir dediler.
Sıkılmıştım artık dedim götürdüm doktora. Üç yaşına geliyordu. Doktor konuştuğu
kelimeler az olduğu için otizm belirtilerinin olduğunu düşünmüştü. Varla yok arasında
kalmıştı. İyi bir eğitimle aşılacağını söyledi. Çok kötü bir gündü ne olduğunu
bilmiyordum. Araştırmaya başladık. Meğerse etrafta çok kişide varmış.
Aşılabilecek sorunmuş.
Sonra özel okula
başladık. Başlardaysa konuşamazsa diye üzülüyordum. Gidip geldikçe oradaki
velilerle konuşurken birazda olsa rahatlıyordum. Önceleri konuşamadığı için çok
hırçındı. Sürekli ağlıyordu, kendini ifade edemediği için.
Aslında
konuşamaması birazda benim hatamdı. Uslu dursun diye telefonu ve tableti eline
çok verdiğim için olmuş. İngilizce
şarkılar, sayılar ve renkleri hepsini ezbere biliyordu. Konuşma gereksinimi
duymuyordu. Yes ve No kelimelerini çok zor unutturduk.
Bazen umudumu
yitiriyordum konuşamazsa diye, bazense teselli ediyordum başkalarını görünce
şükrediyorum eli ayağı tutuyor diye. Bazense kelimeleri anlamsız çıkartıyordu
ona bile seviniyordum arkası gelir dedik.
Bir gün
oturuyorduk ‘’anne baba su verir misin?’’ dedi. Şaşırdım ama suyu getirdim
tekrar söylemesini istedim mutluluktan sarılıp ağladım. Mutlu oldum. Her zaman
su isterken o anı yaşıyorum.
Yine geçenlerde
hava düzelince şapkasını yarım takmıştım. Okuldan çıkarken öğretmeni sevdi.
Yavuz o şapkayı hiç takmasaydın dedi. Başını okşadı. Dediği cevap Yavuz’un
napayım benim başka şapkam mı var bundan başka yok ki ne takıyım dedi. Şaşırdık
öğretmeni gülümsedi ve güldük hiç beklemiyorduk bu cevabı. Susardı konuşmazdı
utanırdı hep.
Çok zor
zamanlardan geçtik. Bu yıl da doktora gittik. Korkulacak bir durumun
kalmadığını ve düzeldiğini sadece dil konuşma üzerine çalışılması gerektiğini
okul dönemine kadar aşılacağını söyledi. Üzerimizden öyle bir yük kalktı ki
babası ve ben derin nefes aldık. Şükürler olsun dedik.
Şimdilerde ise
çok soru sorar konuşur bazen hiç sus oğlum demem. Çünkü böyle bir anı çok
bekledim. Bazen benim hiç duymadığım kelimeleri bile kullanır.
İnsanın başına
gelmeyince anlaşılmıyor. Özel çocuk annelerini şimdi daha iyi anlıyorum. Rabbim
herkesin yardımcısı olsun hiç kimseye Allah evlat acısı vermesin.
M.KORAŞ

Yorumlar
Yorum Gönder